Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Katil rejim İsrail 11 Nisan 1996 tarihinde Lübnan topraklarına karadan, denizden ve havadan saldırdı. Bu vahşi saldırı 16 gün sürdü ve eli kanlı rejim en korkunç cinayetleri Kana bölgesinde işledi. 18 Nisan 1996 tarihinde Siyonist rejim askerleri ağır askeri teçhizatları ile Kana bölgesinde BM birliklerinin merkezini hedef aldı ve burada bulunan çok sayıda masum insanı ve özellikle kadınları ve çocukları katliam etti.
Saldırıda 106 masum insan hayatını kaybetti, 300 kişi de yaralandı. Siyonist rejimin Lübnan topraklarına düzenlediği 16 günlük vahşi saldırının ardından Tel Aviv ateşkes anlaşmasını Lübnan milletinin direnişi sonucu kabul etmek zorunda kaldı. Her halükarda Kana faciası, korsan İsrail’in gerçek yüzünü bir kez daha dünya kamuoyunun gözleri önüne serdi. Gerçekte bu rejim cinayet, işgal, yayılmacılık ve fitne temelleri üzerine inşa edilen bir rejimdir.
Kana faciası bir kez daha eli kanlı rejimin tüm uluslararası yasalara ve konvansiyonlara itinasızlığını ortaya koydu. Bu facia aynı zamanda Lübnan milleti için direnişi ile Siyonistlerin saldırılarına karşı direnmekten başka yolu olmadığı konusunda bir ders oldu. BM merkezinin Lübnan’da Siyonist rejimin hedefi olması bu rejimin yayılmacı politikalarında hiç bir sınırı tanımadığını gösteriyor. Kuşkusuz bu rejimi Amerika’nın verdiği sonsuz destek de daha küstahlaştırıyor.
Siyonist rejimin Kana bölgesinde Lübnan halkını katliam etmesi uluslararası camianın sert tepkisi ile karşılaştı. Bu çerçevede BM de eli kanlı rejimin cinayetlerini kınayarak Tel Aviv'den olayda mağdur olanlara tazminat ödemesini istedi. Ancak katil rejim yine Amerika’nın destekleri sayesinde şimdiye kadar tazminat ödemekten kaçındı.
Amerika yönetimi olaydan sonra uluslararası kurumların ve camianın siyonist rejime karşı tepkilerini engellemeye çalıştı. Amerika’nın Siyonist rejime verdiği destek yüzünden Kana faciasının katillerinden Şimon Perez bir de Nobel barış ödülü ile ödüllendirildi. Amerika yönetimi hatta bu faciayı kınayan BM dönem genel sekreteri Petros Gali’nin yeniden genel sekreter seçilmesini engelledi.
Her halükarda Amerika’nın destekleri Siyonist rejimi cinayetlerinde daha da küstahlaştırdı ki bunun tesirini eli kanlı rejimin 2006 yılında Lübnan’a 33 günlük savaşı dayatmasında görmek mümkün. Korsan İsrail’in Amerika’nın yeşil ışık yakması ile bu savaşı Lübnan milletine dayatması, dünya camiasının eli kanlı rejimin entrikalarına yönelik daha duyarlı olmasını bir kez daha ortaya koydu.